-->

adsense

9 Mayıs 2016 Pazartesi

AH SEKSENLER

 

   Hangimiz eskiden oturduğumuz mahalleyi,sokaktaki oyunlarımızı,horoz şekerlerini,mahalleler arası savaşlarımızı özlemez.Kim çocukluğunu,yok olup göçmüş yakınlarını arada sırada düşünmez?

80 li yıllarda yaşayıp da ah o ne günlerdi hangimiz demeyiz?

O günlerin sıcaklığı,samimiyeti var mı şimdi?

    Bu günün gençleri bir günlüğüne bile o yıllara dönse sıkıntıdan ne yapacaklarını şaşırırdı belki ama bizim için durum öyle değil o havayı,o suyu,o yılları andıkça dalıp gidiyoruz geçmişe…
  Neler neler vardı ne hayallerimiz ,ne beklentilerimiz…

   Mesela bir mahalle kültürü vardı;başka mahalleden bir çocuk geldi mi etrafını sarar ne aradığını sorardık.Bazen düşman mahalledeki çocuklar bizim mahalleyi basar savaş çıkardı.Bir sokakta oynamak kültürü vardı.

   Akşam olup da babalar eve gelene kadar sokakta deli gibi koştururduk.Misket oynardı çocuklar hep beraber bir sürü oyun bulur,yaratır oynardık.Erkekler bazen kız kaçıran atarak bizi korkuturlardı.Bayramlarda kapı kapı gezer mendil içine konulmuş lokum ya da paraları toplardık.Bayramda hepimiz yeni kıyafetler alır ayakkabılarımızla uyurduk o gece.Sokakta oynarken acıktık mı salçalı ekmeklerimizi alır afiyetle yerdik.

   Bisküvinin arasına lokum koyarak yemeye de bayılırdık.Her çocuğun bir su tabancası vardı sırılsıklam olurduk.Dizlerimiz hep yara doluydu o yaraları koparıp geçmesine hiç izin vermezdik.Kimse korkmazdı herkes çocuğunu rahatça sokağa salardı çok mutlu günlerdi…
 
   2000’li yıllarda hep uzayda evlerimiz olacağını orada yaşayacağımızı düşünürdük.Bütün mahallede en fazla bir evde telefon vardı. Arkadaşlarımız geldiğinde aşağıdan bağırırlardı biraz gürültülü şekilde iletişim kurabilirdik.

   Akşam eve döndüğümüzde televizyonları açardık ki ısınsın yarım saat sonra ancak açılırdı televizyonlar zaten gündüz yayın olmazdı akşam 18:00’de başlardı programlar.Tek kanal vardı en popüler dizi “DALLAS” dı o yayınlandı mı sokakta kimse kalmaz herkes evinde televizyon başında olurdu.Hiç unutmam 20:00 dedin mi çocuklar yatmak zorundaydı; ağlayarak diziyi izlemeye çalışırdık.Pazar günleri klasik müzik yayınlanırdı ayrıca çocuk korosunu kaçırmaz oradaki şarkıları ezberlerdik.

   Uçan kaz,Taş devri,Şeker kız Candy,Voltran izleyip de defalarca birbirimize anlattığımız çizgi filmlerdi.

   Yılbaşlarında uzaktaki sevdiklerimize tebrik kartları atardık.Her çocuğun bir hatıra defteri olurdu okulda herkes güzel dilekler yazardı bu defterlere.

   Annelerimizin yeşil çıkmayan rujları vardı sürünce pembe ya da kırmızı olurdu bunlar.Bekçiler geceleri sokakta gezer düdüklerini çalar bizi korurdu.

   Bakkallar vardı o dönemlerde bir veresiye defterine herkes alışverişini yazdırır ay başında öderdi.Kumbaralarımız vardı para biriktirirdik hepimiz.

   Evlerde o zamanlar elektrik süpürgesi yok tu gırgır adı verilen bir süpürgeniz varsa zengin sayılırdınız.Sobalı olan evlerimizde sobanın üstündeki askılarda mutlaka çamaşırlar asılı olur.Yemekler sobanın üzerinde fokur fokur pişerdi.Pazar günleri sobanın altına patates koyarak pişirirdik.Her evde dikiş makinesi olur hanımlar çocuklarına kıyafetler dikerlerdi.”Gerilik” adı verdiğimiz gezmeye giderken giyebileceğimiz bir tane kıyafetimiz olurdu.Sokakta ise ne bulursak giyerdik şimdi ki çocuklar görse asla bizi beğenmezlerdi galiba.Merdaneli çamaşır makinaları vardı.Anneler uğraşa uğraşa suyunu sıkardı kıyafetlerin.Pazar günleri herkesin banyo günüydü.Banyo da yanan sobalarla banyolar sıcacık olurdu.Sonra kasetçalarlar vardı çalarken birden dururdu; kaseti çıkarıp kalemle sarardık.Okulda fişler keserek okumayı öğrenmeye çalışırdık.Ne kadar başarılıysak sınıfta asılı elma o kadar kırmızı olurdu.

   Okulda Cin Ali kitaplarıyla okumaya çıkar; Ayşegül serisiyle okumayı ilerletirdik.
 Okula giderken çok katı kurallar vardı ya saçlar toplu ya da kısa olacak,jöle sürülmeyecek,spor ayakkabıyla gelinmeyecek kapıda iki saat uğraşıp dururlardı öğretmenler bizlerle.Okul defterlerimizi sevdiğimiz şarkıcıların posterleriyle kaplar.Defter kaplarının içine aşk mektuplarımızı saklardık.Sabah okula bütün mahalle beraber giderdik zaten herkes en yakındaki okula kayıt yaptırırdı.O zamanlar servis diye bir şey yoktu.
   
   Çok çok güzel yıllardı,unutmak mümkün değil .O yıllara birlikte küçük bir gezinti yaptık daha unuttuğum bir çok ayrıntıyı barındırıyor 80’ler ama içinde olan ve tek unutmadığımız şey o zaman ki sevgi,samimiyet,güven,mutluluk duygusu…


10 yorum:

  1. Samimiyet gerçekten de 80'li yılları özetliyor... akranız demek ki... günümüzü konforunu da sevmekle birlikte, o samimiyet hissini ben de aramıyor değilim... sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi ki yaşamışız o dönemi ve yaşlanmadan bu yılların gelişmişliğinide yaşıyoruz çok şanslıyız:))

      Sil
  2. çok güzel günlerdi ama şimdinin teknolojisini de seviyorum ben ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya internet olmadan bir saniye geçiremiyorum ne yapıyormuşuz o zamanlar demek ki dostlarla beraber oluyor aile ziyaretleri yapıyormuşuz:))

      Sil
  3. Nerelere götürdünüz...
    Bizde bir de dizinde yara yoksa, fenaydı. Prestij gibiydi o yaralar, çok komik, bir kez yaram geçti diye bile bile düşmüştüm :)) Sokakta oynamak, çamurdan taştan sandviç yapmak... Ne güzeldi, ne masumdu... Şeker Kız Candy ile aşkı öğrendik :) Gözlerim doldu okurken...
    Ellerinize sağlık...
    Bu arada, bloğumun ismini değiştirdim, ben Blana, Yeni hesabımla instagramdan da takibe aldım sizi :))

    YanıtlaSil
  4. çok güzel bir yazı olmuş çok özlüyorum çocukluk günlerimi yani 80leri :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz özlüyoruz teşekkürler:))

      Sil
  5. Ben çok özlüyorum hatta ağlıyorum bazen o günleri düşününce
    hele de çocuklarım sıkıldımmmmm dediğinde sinir oluyorum oyun kurmayı beceremiyorsunuz herşeyiniz var diyorum :(

    YanıtlaSil


Sitede yer alan yorumlar ve içerik yazarın kişisel ve objektif görüşlerini yansıtmaktadır. Blogda bahsi geçen ürünlerin okuyucular tarafından kullanılması halinde oluşabilecek sorun yada memnuniyetsizlikten dolayı yazar hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir.


Yazılarımın izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. Aksine hareket eden blog ve siteler hakkında yasal işlem başlatılacaktır.