-->

adsense

25 Mart 2017 Cumartesi

KUTU DOLUSU AŞK-MART KUTUSU

 Selamlar keşif kutularını ne kadar sevdiğimi mutlaka biliyorsunuzdur şimdi yepyeni bir kutu markası keşfettim KUTU DOLUSU AŞK

Instgaramda sayfalarını görüp inceleyince Mart ayı kutularında Lancome ürünleri hediye edeceklerini gördüm ve anında satın alma kararı aldım.3 aylık aboneliklerinde kargo ücreti yoktu hem bir markayı anlamak için sadece bir aylık üyelik yeterli olmayacaktı bu yüzden fazla düşünmeden üyeliğimi yaptım.Eğer sadece bir kere kutuyu satın almak isterseniz 39.90 lira 3 aylık üyelik ise 107 liraya geliyor.
 Keşif aylık kutularının haricinde istediğiniz zaman konsept kutularda alabiliyorsunuz.Her kutunun fiyatı değişiyor.Mesela Paris kutusu 109 lira ve size Parisi hatırlatacak objelerle dolu.Ayrıca New York,Girlboss,Londra,İtalya,İstanbul,Doğum günü kutuları,Audrey Hepburn,Marilyn Monroe gibi kutuları satın alarak hem kendinize hem de bir arkadaşınıza sürprizler yapabilirsiniz.Ben klasik aylık keşif kutusu satın aldım ilk denemede.Fakat Marilyn Monroe kutusunda aklım takıldı kaldı.
 Aylık keşif kutularının içinde her ay mutlaka bir adet orjinal boy mid-end ya da high-end kozmetik ürün bulunmakta.Ayrıca tasarım ürünlerde mevcut ve ortalama 150-200 lira değerinde olacak şekilde hazırlanıyor kutular.Yalnız şunu söylemeliyim mesela Mart kutusunda Lancome ürünü bulunacağı söylenmişti herkese aynı allık ya da ruj çıkmıyor sürpriz bir şekilde şansınıza o markanın hangi ürünü denk gelirse ona sahip oluyorsunuz.
 Aylık aboneliklerde kargo ücreti mevcut fakat 3 aylık ya da 1 yıllık abonelikler çok daha karlı kargo ücretsiz oluyor çünkü.Siteden kredi kartıyla alışveriş yapmak ve 9 taksitle ödemek mümkün.Mesela Nisan kutusunu sipariş vermek istiyorsanız 10-27 Mart tarihleri arasında sipariş verebiliyorsunuz ve 1 Nisan da adresinize yollanıyor kutunuz.Eğer kutular tükenmemişse Nisan ayı içerisinde içeriği açıklansa bile Nisan kutusunu sipariş edebiliyorsunuz.İşte bende Mart kutusunu bu şekilde sipariş ettim içeriğini duyunca dayanamadım.Evet site hakkında bu kadar bilgi verdikten sonra hadi gelin kutumu inceleyelim.


 Öncelikle çok sevdiğimi söylemeliyim.Son derece tatmin edici ve verdiğim parayı hak eden bir kutu olmuş.Neler mi vardı tek tek inceleyelim.


 Hep merak ettiğim Garnier markasına ait Nem Bombası yüz maskesini bir türlü denk gelip de alamamıştım.


 Son derece tatlı motto kartlarını kızımın panosuna astık bile.Tütsülerde mis gibi kokuyordu.

 Kocaman bir tasarım çanta denk geldi bana.Resimden anlaşılamayabilir ama büyük ve her türlü kullanabileceğim kaliteli bir çanta.
 Bunları kızım kaptı hemen uyku gözlüğü ve saç bandı çok yakıştılar bebeğime.


 Çok şık bir çanta aynası ve kutuyu açar açmaz bu koku ne dedirten lavantalı sabun bayıldım gerçekten.

 Otacı olur da sevilmez mi zaten.
 Lancome markasından bir adet seyahat boyu parfüm ve allık çıktı.

 Parfüm Lancome La Via Est Belle nasıl güzel kokuyor anlatamam.Allık ise 031 Pepite de Corail enfes bir renk.Hem pigmentli hem de son derece doğal bir mercan rengi bayıldım.


Allığın ayrıca yazısını hazırlayacağım ama rengin güzelliğine bakar mısınız.Sonuç olarak gerçekten para verdiğime üzülmediğim bir kutu olmuş bir sonraki ay neler çıkacağını merakla bekliyorum.İlk ayı kaçırdığıma nasıl üzülüyorum çünkü Too-faced palet verilmiş nasıl kaçırdım ben ama.Eğer sizde konsept ya da aylık kutuları incelemek,satın almak isterseniz aşağıdaki adresleri mutlaka ziyaret edin.Sevgiler...
www.kutudolusuask.com
www.instagram.com/kutudolusuask/

20 Mart 2017 Pazartesi

ANILARLA BLOGGERLAR-14

Selamlar Anılarla Bloggerlar köşesi hala devam ediyor,belki buluşamayız artık derken yeni yazıların gelmeye devam etmesi beni çok sevindirdi.Eğer sizde blogumda herhangi bir anı ya da makalenizin yayınlanmasını isterseniz kelebeketkisi39@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

Bugün gene farklı ve ilginç bir blog yazarı konuk yazarımız olacak  Arada Saçmalamak Lazım blogunun sahibesi sevgili Fulya Erdoğan.Blogu aslında tam bir günlük biçiminde farklı,özgün yazılarla dolu o gün ne düşünüyor,ne hissediyorsa,ne yazmak istiyorsa ona göre yazılar yazıyor arkadaşımız.Saçma seriler,kısa hikayeler,tembelin pratiği,neden olmasın fikirleri gibi başlıklar altında özgün yazılar bekliyor bizi.Aslında belli ana hatları olmayan en sevdiğim blog türüdür,kişisel blog ve severek yazılarını okuyarak arkadaşımıza destek olacağınızı düşünüyorum.En ilgimi çeken yazısı ise Saçma Seriler -14 oldu mutlaka okumalısınız.Bakalım sevgili arkadaşımız sizler için hangi anısını seçmiş keyifli okumalar.

Sevgili Kelebek Etkisi,
Yazı taslağı defterimi karıştırırken eskilerden henüz işaretlenmemiş kısa bir yazımı okudum. Blogum`da yayımlasam mı acaba desem de bu bir anıdan ibaret olduğu için kararsızlık yaşadım. sonra aklıma sen geldin. Madem başlık Anılarla Bloggerlar işte benden de kısa bir Anı.Herkese Sevgiler, Saygılar.

Yazdan kalma kısa bir Anı

   Elimdeki kalemle oynayıp,koridor da yerde oturup bekliyorum. Türk kahvemi içtim, suyumu yudumladım. Kucağımda çizgili defterim. Kısa hikaye numara 5...Tık yok. Valla yok. Aklıma başlangıç cümlesi gelse elbet fikir üstüne fikir yürütüp en azından bir sayfalık bir şeyler yazabilirim. Yinede ´´dur`` noktasına geldim ve kalemle oynuyorum.

   Hava sıcak, içerisi soğuk. Klima açık ve ben gittikçe büzüşmüş, ısınmaya çabalayan kediler gibi kıvrılacam şurada. annem dayanamadı açtı klimayı. Keyfince dizisini izliyor. Benimse sanırım Beyinciğim arıza dolayısıyla işlem görmüyor.

   Bilin bakalım Beyincik nerededir ne ne işe yarar?

   Hiç bana bakmayın, bende cevap yok. Açın nereyi açıyorsanız araştırın. Haa! bide soruşturun, işlevselliği bozulunca ne oluyormuş diye...

   Ahanda harbiden Tık Yok. Gelmiyor bir fikir kırıntısı bile.

   Bağlantı sorunları nedeniyle bir süre Error modundayım. Bilgilerinize duyurulur.

Arkadaşımıza bu kısa,anlık yazısını bizimle paylaştığı için teşekkür ediyorum.Bakalım Anılarla Bloggerlar 'da haftaya hangi güzel blog konuk olacak.Sevgiler...

15 Mart 2017 Çarşamba

EEOSE SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI ŞAMPUAN VE ÇİFT ETKİLİ SERUM

Selamlar yılbaşında Eeose markası yeni ürettiği Eeose Saç Dökülmesine Karşı Şampuan ve Çift Etkili Dermatolojik Serum larını denemem için yolladı.Doğrusu dökülme problemini yoğun olarak yaşadığım için çok sevindim bu güzel ürünleri görünce.


Yaklaşık 2 aydır düzenli olarak ürünleri kullandığıma göre artık yorum yapabilirim.Öncelikle ürünlerin bir etkisini görebilmek için set halinde kullanılması gerekiyor.Set dökülme karşıtı şampuan,dökülme karşıtı sabah serumu,gece kullanılması gereken saç güçlendirici den oluşuyor.
İki aydır kullanmama rağmen hala biraz şampuan var yani oldukça bereketli ürünler.Tasarımları kokuları da oldukça güzel.Şampuan 300 ml.lik bir plastik şişede bulunmakta.2 ayrı formu bulunan ürünün bende olanı kuru ve normal saçlar için olanı.
Tüm eczanelerde kolayca bulabileceğiniz ürünler ile Eeose markası dünyada ilk kez dökülme karşıtı bir serum ile saç güçlendirici başka bir serumu bir arada sunuyor.Şampuanın içeriğinde GP4G molekülü bulunuyor ve şampuanın vaatleri arasında dökülmeyi engellemek,saça enerji vermek,saçı onarmak bulunuyor.
Şampuan günlük ve sık kullanım için uygun.Ben kullandıktan sonra son derece yıpranmış saçlarımın gayet kolay taranabildiğini fark ettim.
Dökülme konusundaysa aşırı derecede dökülen saçlarımda hafif bir azalma fark ettiğimi belirtmeliyim.Yani tamamen dökülme durmadı.
Her gün değil haftada iki kere saçlarımı yıkadığımı söylemeliyim.Çünkü her tarayışımda biraz daha gidiyor saçlarım ve inanın tarağı sürmeye korkar oldum.
Çift etkili serumlara gelecek olursak sabah kullanılan LiposoPenatraitt Serum saç dökülmesine karşı etkili Lipozom teknolojisiyle üretilen ürünü her sabah 5 kere saçıma püskürterek kullandım.
Dediğim gibi bu ürün ve şampuanın bir nebze yararını gördüm fakat benim saçlarımda aşırı bir dökülme var stress den dolayı.Bir tık saç dökülmemin azaldığını söyleyebilirim.
Benim en çok işime yarayan ürün akşam kullanılan StimuPeptide Serum oldu.Serum uyurken saçlarınızı güçlendirmeye ve geliştirmeye yardımcı olmayı vaat ediyor.Bebek saçlarımın güçlenerek,kalınlaştığını gözlerimle gördüm bu yüzden en çok bu ürünü sevdim.
Ürünler gayet kolay kullanıma sahip ambalajlarda piyasaya sürülmüş.
İçerikleri incelemek için aşağıdaki resimlere bakabilirsiniz.Ayrıca ürünler cildimde herhangi bir kızarıklık,kaşıntı,tahrişe neden olmadılar bunu da belirtmeliyim.




Ve son olarak Fransız Dermscan Laboratuvarlarında yapılan klinik çalışmalarda Eeose Saç Dökülmesine Karşı Şampuan ve Çift Etkili Dermatolojik Serum hakkında çıkan sonuçlar şu şekilde:
-Katılımcıların %98 i ürünlerin saç dökülmesinde etkili olduğunu düşünüyor.
-%95'isaçlarının yoğunlaştığını
-%95'isaçlarının güçlendiğini
-%95'i ürünü kullanmaya devam etmek istediğini ve ürünün herhangi bir yan etkisini görmediklerini belirtmişlerdir.Sevgiler...

13 Mart 2017 Pazartesi

ANILARLA BLOGGERLAR-13

Selamlar gene bir ANILARLA BLOGGERLAR köşesinde daha sizlerle birlikteyiz.Bugün çok sevdiğim bir blogger konuğum sevgili NESİN BLOGU Neslihan aslında instagramda çok daha fazla aktif ama artık bloguylada ilgilenmek ve geliştirmek istiyor.Bu yüzden bloguyla ilgilenme çalışmalarına çoktan başladı ve çok beğendiğim tasarımını kendi yaptı.

Blogunda güzellik,bakım sırları,ürün yorumları,psikoloji,moda gibi farklı dallarda konularla karşılacaksınız.En ilgimi çeken yazısı ise GRATİS,WATSONS ALIŞVERİŞİ oldu,mutlaka okumalısınız.

Son derece candan,sevimli olan Neslihan bugün sizler için bir anı yazısından çok Blogger olmanın zorluklarından bahsetmek istedi ve güzel bir yazı hazırladı.Yazısını cep telefonundan yazdığı için karakterler Türkçe değildi elimden geldiğince yazım hatalarını düzeltmeye çalıştım ama çok zorlandım umarım mazur görürsünüz.

Eğer sizde blogumda bir yazınızın yayınlanmasını isterseniz kelebeketkisi39@gmail.com adresine maillerinizi bekliyorum.Keyifli okumalar.

Herkese merhaba ben Neslihan kısaca Nes :) kullanıcı adim nesin blogu. bu işi yaklaşık 2.5 senedir yapıyorum. Ve bu ortamda öyle şeyler gordümki. Kelebek etkisi beni bloguna konuk yazar olarak davet edince bu konuyu yazmak istedim. haydi baslayalımm...
Blogger denilince hepinizin aklına güzel şeyler geliyor. Hediye ürünler, etkinlikler, bol takipçiler vs. Ve bazıları sadece ürün alabilmek için yapıyor bu işi yalan yok. Bazen bakıyorum bazılarına öyle şeyleri öneriyorlarki! tadı acı, berbat yenmeyecek bir şey 😂 mesela bana bir ürün göndermişlerdi zamanında. Kargocu.getirdi. Annem açmış, ağzına atmış "ıyyy bu ne iğrenc" dedi. Affınıza sığınarak soyluyorum Direk ağzından çıkardı. Şimdi orda paylaşılmayı bekleyen bir firma var reklam istiyor. Ne yapacaktım ben? Bana ürün göndermiş, hediye etmiş kazancını baltalamayım deyip vicdan mi yapacaktim  yoksa tadını beğenmedim mi diyecektim tabiiki ben ikincisini yaptım. Tadını beğenmediğimi söyledim. Daha sonra diğer bloggerların yorumlarını okudum öve öve bitirememişlerdi şaşırdım tabi bu arada firmada bana gıcık oldu 😂 ama kimse benden görupte almadı o ürünü. Kimse bana neden bunu önerdin berbat demedi. Ve bunun mutluluğunu hiçbir firmaya, hiçbir bedava ürüne değişmem ben. Peki neden böyle düşünmeye başladım? Her zaman mı böyleydim ? Tabiiki değildim. Diyorum ya iki bucuk senedir burdayım. Ve insan tecrübeleniyor. Artık değişiyor. Bir kere takipçi arttıkça.dertler büyüyor. Her firma ürün göndermek istiyor. Kullan kullan nereye kadar? Size simdi cazip geliyor olabilir. Ama ürün denemekten bıkıyor insan. Birkere cildiniz zarar görebiliyor. Yine başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bir marka bana instagram hesabından ulaştı. Ürün göndermek istedi. Cildimin kuru ve hassas olduğunu hiçbir lekem olmadığını söyledim. Sadece benim var dedim. (gerçektende öyleydi herkes imrenerek bakardı cildime). Zaten ürünlerimizde bunun için dedi. Hassas ciltlere iyi gelir, kızarıklıklara iyi gelir, benlerin rengini açar vs. marka ismi vermek istemiyorum. Zaten blogumda anlattım. Öncesi-sonrası fotoğraflarını gonderdi. İnandim. Adresimi verdim usulca. Kargonun gelmesini beklemeye başladım. Tam o ara bir takipçim yazdı. Cildimde lekeler var ne yapabilirim? Bende dedim böyle bir marka varmis lekeleri yok ediyormus. Cilt kuruluguna iyi geliyormuş. İstersen dene dedim. Ürünlerde 120 tl falan. Kız guvendi bana :( ürünleri aldi. Neyse bana geldi bu arada kargo. Başladım kullanmaya. İlk kullanımda normal bir nemlendirici gibi geldi. Paylaşımda yaptım hatta. Sonraki kullanımlarda cildimi kızartmaya başladı. Yanaklarımda minik minik isilik tarzı bir şeyler oluştu. Hemen firmaya yazdım durumu anlattım. Dünyanın en büyük yalanı olan alışma süresidir dedi. O ürünleri tam bir bucuk ay kullandım. Neden mi ? Eğer ürünler iyiyse firmaya haksızlık olmasın diye. Kötüyse sizin cildinize bir şey olmasın diye. Resmen kendimi feda ettim. Ve bir buçuk ay sonunda artık dayanamadım biraktım kullanmayı. Cildimi zor toparladım. Hala düzelmedi, hala ara ara kızarıp, minik isilik tarzı şeyler oluyor. Çünkü cildim hassasiyet kazandı. Her şeye tepki göstermeye başladı. Ve bundan da kötüsü, en kötüsü ne biliyor musunuz ? O kız benim takibimi bıraktı. Günlerce bunu düsündüm. Acaba ona damı alerji yaptı dedim uyuyamadım. Soramadım da utandım. çok utandım. Ve öyle bir akıllandım ki. Hemen o firma ürünleri hakkında gerçekleri yazdım. Firma bana içindeki bir bitkiye alerjim olduğunu soyledi. Karalama kampanyasi baslatmışım, yaptığım ayıpmış neler neler. Halbuki annemde ve teyzemde de denemiştim. Hassas ciltlere asla uygun bir ürün değildi. Asla pişman olmadım. Çünkü " bende öncesi-sonrası fotoğraflarını gördüm merak ediyordum iyiki soylediniz" diyen o kadar insan olduki. İşte gerçek mutluluk buydu. Senin tavsiyenle aldım çok memnunum yorumlarını okumak, bir teşekkur görmek dünyanın en mutlu duygusu. Bırakın firmalar nefret etsin benden. Kimi ürün göndermek istemesin. Ama kimsenin cildine bir şey olmasın. Kimsenin parası boşa gitmesin. Ben feda edeyim kendimi. İşte blogger olmak böyle sorumluluk isteyen bir şey. Her profil açan blogger olamaz. Bloggerlar ikiye ayrilir. Reklamcilar, Bloggerlar.
Etkinliklere özeniyorsunuz mesela. Geçenlerde bir etkinlige katildim.  Etkinlik uzak bir yerdeydi. Ürünleri elimde taşımak zorunda kaldım. 4 metro değiştirdim. En sonunda taksiyle eve geldim.  Sırtım,belim, omuzum boynum her yerim agrıyordu. Ve sabah uyandıgımda boynumu hareket.ettiremiyordum. Size bu yaziyı yazarken hastane randevu saatimi bekliyorum :)  Bu yazımdan kimse gocunmasin ders çıkartsin. Ve ne olursa olsun objektif olsun. Bizim firmaya degil takipçiye ihtiyacimız var. Güven zor kazanılır ama kolay kaybedilir. İste blogger olmak bu yükün altına girebilmektir. Hala blogger olmak istiyor musunuz ? 
Anılarla Bloggerlar köşesi acaba devam edecek mi?Yoksa şimdilik buraya kadar mı?Haftaya cevabını göreceğiz sevgiler...

12 Mart 2017 Pazar

BLOGLAR ARASI RÖPORTAJ -DEĞMESİN YAĞLIBOYA

Selamlar gene çok istememe rağmen son derece yoğun günler geçirdiğim için blogum ile ilgilenemedim.Bloguma uğrayamadığım yorumları yayınlayamadığım zamanlar çok huzursuz oluyorum.Şu anda da son derece ağır bir grip geçiriyorum fakat katıldığım etkinliği daha fazla erteleyemezdim.
Etkinliğimiz çok zevkli Bloglar Arası Röportaj sevgili Annesinin Prensesi başlattı etkinliği ve ben uzun süredir takip ettiğim,yazılarını okuduğum bir blogla eşleştim sevgili Değmesin Yağlıboya.
Benim sorduğum sorulara arkadaşım çoktan cevap verdi okumak isterseniz sizi ŞURADAN alayım.Şimdi sıra bende bakalım Değmesin Yağlıboya bana neler sormuş ve ben ne cevaplar vermişim keyifli okumalar.

1-Aylık olarak makyaj ürünlerine harcadığın para ne kadardır? bu harcamaları kendin için mi blog için mi yapıyorsun?

Aslında eskiden kozmetiğe gerçekten çok fazla para harcardım.Her ay en azından bir 350 lira verirdim fakat bir süre sonra insan  bir doyum noktasına ulaşıyor.Ev dolup taşıyor ve bunun yanı sıra tanındıkça firmalar tarafından yollanan hediyeler de oluyor.Sonuç olarak artık eskisi kadar alışveriş yapmıyorum çünkü hiç bir şey almasam da bir yıl yetecek kadar gece,gündüz,göz kremim,toniğim,cilt serumum,yağlarım,maskelerim mevcut.Ve hayatımın sonuna kadar yetecek makyaj malzemelerimde var.Bir süre sonra kullanmaktan sıkıldıklarımı bir ihtiyacı olana veriyor ve yenilerini alarak ya da hediye olanları kullanarak değiştiriyorum malzemelerimi devamlı bir döngü oluyor böylece ve son kullanma tarihlerini geçirmiyorum. 

2-Bugüne dek denediğin en çok memnun kaldığın ürün hangisi?

Bu soru zor bir soru olmuş elbette beğendiğim ve hiç beğenmediğim bir çok ürün oldu fakat sadece bir ürün hakkında firmaya mail atıp bu ürünü ürettikleri için tebrik ettim.Bu ürün çok yönlü kullanıma sahip artı özelliklerini çok sevdiğim bir ürün BALMAZON CİLT BAKIM SERUMU.Kokusu ve tadı dışında benim için en doyurucu ürün oldu.O kadar kusur da kadı kızında bile bulunur diyelim.

3-Bakım blogu yazarı olarak ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsun?

Benim en büyük problemim zaman ne yazık ki.Zaman bulamıyorum çocuk büyüdükçe problemleri de artıyor birde insanın yaşı geçtikçe daha çok yoruluyor.Bakım blogu ya da kozmetik blogu olarak dediğim gibi yazacak ürün bulmakta zorlanmıyorum arada kendi özel yazılarımı da paylaşıyorum.Şimdiye kadar ne yazacağım diye tıkandığım bir vakit olmadı.Fakat zaman sorunsalı yüzünden istediğim sıklıkta yazı yayınlayamıyorum ve yorumlara biraz geç dönüyorum.Bazı arkadaşlar alınmışlar bloglarına uğrayıp yorum yaptığımda "Kelebek biraz geç olmadı mı?"diyorlar.Haklılar fakat o kadar çok sorumluluğum var ki bu yükler bazen çok ağır geliyor.Herkesten geç dönüşlerim için özür diliyorum.

Başka zorluklar tabiiki var mesela firmalarla yaşanan sorunlar.Bunları uzun uzun blogumda yazmıştım.Bazen onlar bizi anlamıyor bazen biz onları ama birbirimize muhtacız onunda herkes farkında.Çok fazla yeni blog açıldı ve firmalar bocalama devresine girdi.Zaman zaman bize haksızlık yapsalar da blog dünyasında bir çevre edinmemden dolayı bu konuyu çok önemsemiyorum.Yeni blogları desteklemeyi ve yol göstermeyi seviyorum.İnşallah herkes hak ettiği yeri bulur bu alemde.

Instagram gibi diğer mecralarda blogumuzu temsil etmemiz şart çünkü unutulup gitmek bir saniyelik iş.Bazı zamanında efsane olmuş bloglar instagramda kendilerini anlatamıyor ve popüler değiller.Gençler gerçekten instagramda harika işler çıkarıyor ve iyi bir blogdan bahsettiğimizde kim o biz tanımıyoruz dediklerinde biraz gücüme gidiyor.Zamanında bizim severek takip ettiğimiz isimler şimdi hiç tanınmıyor.Sosyal ağların hepsine yetişmek bazen beni zorluyor,mecburiyetle bir işi yapmak hoşuma gitmiyor fakat unutulmak riskine de girmek istemiyorum.

Blogların artık yeterince okunmadığını düşünüyorum.Bu durumda beni üzüyor.Mesela takipçi sayısı o kadar az ilerliyor ki.Yayınladığım bir yazının kaç kere okunduğunu hala heyecanla takip ediyorum.Aslında artık takipçi sayısı da çok önemli değil ama yazıların okunması kadar güzel bir duyguda yok.Hep yazalım hep okunalım inşallah.

Bu güzel sorular için Değmesin Yağlıboyaya ve etkinlik fikri için Annesinin Prensesine çok teşekkkür ediyorum.Bu tür yazılar yazmayı çok seviyorum.Sevgiler...


Sitede yer alan yorumlar ve içerik yazarın kişisel ve objektif görüşlerini yansıtmaktadır. Blogda bahsi geçen ürünlerin okuyucular tarafından kullanılması halinde oluşabilecek sorun yada memnuniyetsizlikten dolayı yazar hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir.


Yazılarımın izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. Aksine hareket eden blog ve siteler hakkında yasal işlem başlatılacaktır.