-->

adsense

16 Ocak 2017 Pazartesi

ANILARLA BLOGGERLAR-5


Selamlar bugün gene çok sevdiğim cıvıl cıvıl bir genç kızın blogu var sırada; BUSENİN GEZEGENİ adlı bloguyla henüz blog dünyasına yeni atılmış yepyeni bir blogger olan arkadaşımız blogunuda kendi tasarlamış.Özellikle sonbahar yapraklarıyla bezemiş blogunu ve sonuçta sakin,huzurlu bir mekan yaratmış.Headerında kullanmış olduğu cümle "Hayat küçük şeylerden oluşur,eğer sen seversen büyük olurlar."onun hayat görüşünü çok güzel yansıtmış.

Kasım ayında açılan blogunda henüz sadece bir kaç yazı mevcut ama takip edip destek verirsek mutlaka daha fazla yazı yazacaktır.Genç arkadaşlarımıza destek olmalı ve bu güzel hobilerini devam ettirmeleri için teşvik etmeliyiz.İlginç bulduğum yazılarından biride DENEBUNU KUTUSU mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Tabii bloguna baktığımızda üstünkörü bir kaç bilgi alabiliyoruz fakat sevgili Busenin iç dünyasına davetlisiniz desem.Hadi gelin anısını okuyarak bambaşka bir diyara yolculuğa çıkalım.Eğer sizde bloguma bir anınızı yollamak isterseniz kelebeketkisi39@gmail.com adresinden bana yazabilirsiniz.Keyifli okumalar.


 Merhaba ben Buse :) Busenin Gezegenine benimle birlikte adım atmaya hazır mısınız?
      Bu gezegen bildiğiniz her şeyi unutturacak, bambaşka bir gezegen. İçinde kozmetik de var, kahve falları, iskambil falları da var, ritüeller de var, pasta-börek tarifleri de var ve en önemlisi aksiyon,heyecan var.
      Yapamam dediğiniz her şeyi bir kez daha düşünün ve öyle karar verin. Bazen hayatınızda öyle anlar olur ki dakikalık karar vermek zorunda kalırsınız. Öncesi ya da sonrası yoktur. En fazla 60 saniye ya da bilemedin 120 saniye 121 olmaz !

*** Attığımız küçük adımlar, belkide ileride yaşayacağımız büyük mutlulukların habercisidir.
      Sabah 06:30 da çalan alarmım ile kalktığımda her zamanki gibi sıradan bir sabahtı ya da ben sıradan bir gün olacağını düşünüyordum.
      Akşam yatmadan önce hazırlamış olduğum kıyafetlerimi giydim. Kahverengi diz üstü bir etek, açık kahve kısa kollu  bir gömlek ve dolgu topuk ayakkabılar.Belediyede yapmış olduğum staj için gayet olağan bir kombindi. Hazırlandım ve sonunda kendimi dışarı atmayı başardım.
      Belediye binasına gelmiş sonunda ofise girmiştim.Oturdum önce bir şeyler atıştırdım, arkasından olmazsa olmazım bol köpüklü türk kahvemi alarak bilgisayarın başına geçtim. Ofiste konuşulan bir konu vardı.Kim gidecek, kim kalacak, neler yapılacaktı. Her şeyden habersiz olanları dinliyordum sadece. Konu yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlamıştı. Belediyeden 1,5 - 2 saat uzaklıkta İzmir'in bir ilçesine gidilecek çok büyük bir oyuncak fabrikasının sunumuna katılınacaktı. Saat öğlen 12' ye kadar ofiste çok sevdiğim bir abim ile ihale dosyalarını hazırladık. Laf aramızda Grafik Tasarım ve Fotoğrafçılık mezunuyum ama ihale dosyası da hazırlamadım demem :))
      Kafam 197.maddenin 12. sayılı kanuna göre, alımlar artık sendikayla değil firmaya ait olacak diye okurken Buseeee diye bir ses duydum. Kendimi öyle kaptırmışım ki sanırsınız  40 yıllık bir ihale uzmanı var karşınızda :)
      Seslenen çok çok sevdiğim ofiste annem yerine koyduğum sevgili müdürümdü. ''Hadi kalk artık bilgisayar başından gidiyoruz'' dedi. Nereye gidiyoruz bile diyemeden çantamı aldığım gibi kendimi arabada buldum. Sabah kulak misafiri olduğum konunun içinde, sunum yapılacak yere gidiyordum. Arabada müdürümüz,mimarımız,peyzaj mimarımız, ve abim gibi sevdiğim şoförümüz vardı. Kısa zamanda hepsi ailem olmuştu. Ben de onların birtanecik Busesi olmuştum :)
      Yolu azcık karıştırmış olsak ta sonunda doğru adrese geldik. Çok büyük ve yabancı ülkeler ile iş birliği yapan bir oyuncak fabrikasıydı. Önce toplantının ve sunumun yapılacağı odaya geldik. Sunumlar yapıldı, notlar alındı,toplantı bitti. Fabrika sahibinin odasına geçtiğimizde, bize, Amerika'ya gönderilecek Bungee Jumping ( Yüksek Atlama) yapılacak, 10 katlı bir apartman yüksekliğinde bir platform oluşturduklarını ve bunun fabrikanın arka bahçesinde olduğunu, istersek bu deneyimi yaşayabileceğimizi söyledi.
      Bu cümlesinden sonra aralarındaki en genç kişi olarak bütün bakışlar üstüme toplandı. Bende o cesaret yok, asla yapamam, korkarım derken sadece o an fotoğrafçı kelimesini duydum. Ve o andan itibaren bütün korkum gitti :) Ağzımdan çıkan tek kelime fotoğraf mıııı ?? oldu. :)
      Eveet biz yukarıda atlama yaparken aşağıda duran bir fotoğrafçı profesyonel bir makina ile bizim yukarıdan aşağıya inene kadar tüm anlarımızı fotoğraflayacaktı. İşte bu mükemmeldi !!! O an korkumu unutturacak, fotoğraf aşkıyla yanıp tutuşan Buse tamam ben atlarım dedi :)
      Korkumu,heyecanımı fotoğraf çekilme arzusu gidermişti. Ama ortada hala bir sıkıntı vardı. Benim üstümde  diz üstü bir etek ve dolgu topuk ayakkabılar vardı. Onlarla o kadar yüksekten atlamam imkansızdı. Ama atlamalıydım çünkü işin içinde çekilecek fotoğraflar vardı. Müdürüm o sırada devreye girdi hemen, giyecek bir şeyler bulmamız lazım dedi. Sağ olsun fabrika sahibi bir pantolon ve tulum ambalajını elime verdi. Tulum 50 beden ben 38 bedendim :)
      Ama bir şekilde her yerinden sıkıp bağlayarak,üstüme göre yapmayı başardık. Atlama yapacağım platforma geldik. Kafamı kaldırıp yukarı bakınca kalbim pır pır atıyordu. Esnek bir halatla iyice bağladılar belimden, bacaklarımdan ve yavaş yavaş yukarı çıkmaya başladım. Zirveye geldiğimde, aşağıya bakacak cesareti bulamadım.
      Çok yüksekti ve benim hiç yapamayacağım bir şeydi. Her şeyi unutup aşağıya tekrar geri inmek istedim ki o an aşağıdan inme!, atla!, fotoğrafçı seni bekliyor !! diyen sesleri duydum. Belki yukarıda 20 dakika bekledim. Fotoğrafçı elinde makinasıyla beni bekliyordu. 
O an şöyle düşündüm:
      O an atlarken tüm geçmişini,yaşadığın üzüntüleri, olumsuzlukları arkanda bırakıyorsun.
      Ve tek bir adım attığında aslında geleceğine adım atıyorsun. Heyecan,yenilik ve bambaşka bir deneyimle karşılaşacaksın dedim ve kendimi aşağıya bıraktım.






 Gözlerimi açtığımda kuş gibiydim. Resmen uçuyordum, bambaşka bir şeydi bu yaşadığım. Ayaklarım yere bastığında ise yüzümde farklı bir gülümseme, tarif edilemez bir mutluluk...
      Belediyeye geldiğimizde ise herkes beni konuşuyordu. Müdürüm ben atlarken fotoğraflarımı çekmiş, sosyal medyaya çoktan atmış bile :) Beni oradan atlatanın ise sadece fotoğraf aşkım olduğunu söylediğimde herkesin söylediği cümle:
''Senin gibi bir kızdan da bu beklenirdi:) oldu.
    Ve  tekrar diyorum ki:
Atılan küçük adımlar, yaşayacağımız büyük mutlulukların başlangıcı olabilir. Ve bir şeye hayır olmaz derken 121. saniyenin olmadığı aklınızda hep olsun ;)Sevgiler...

29 yorum:

  1. yeni arkadaşlara hep destek:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.Hemen geri dönüş yaptım size:)

      Sil
  2. hemen takip ettim yeni blogger arkadaşımızı kesinlikle katılıyorum birbirimize destek vermemiz gerek sevgiler canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler,çok mutlu oldum :) Hemen takipçileriniz arasında yerimi aldım:)

      Sil
  3. yeni arkadaşımızı destekleyelim gerçi bende eski sayılmam ama:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim:) En azından benden daha eski ve daha tecrübelisiniz :)

      Sil
  4. Ne kadar güzel bi anı... Ben cesaret edip atlayamazdım sanırım :) Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) İşin içinde fotoğraf olmasaydı eğer atlayabileceğimi bende düşünmezdim :)

      Sil
  5. ziyaret ettim ve izleyicisi oldum :)

    YanıtlaSil
  6. Bir destek de benden gelsin:)

    YanıtlaSil
  7. Yanıtlar
    1. Valla öyle oldu canım. Bunlar hep fotoğraf yüzünden :)))

      Sil
  8. Yenə çox gözəl bir anı... Necə cəsarət etmiş bu xanım qız?! Nəinki fotoqraf eşqi ilə məni öldürsələr də elə yüksəklikdən atlamağa risq etmərəm heç vaxt:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Eğer fotoğraf olmasaydı işin sonunda, inanın bende cesaret edemez atlayamazdım :) ama çok güzel bir deneyim olduğunu söyleyebilirim :)

      Sil
    2. Aynen bende korkardım ama gençken yapılır:))

      Sil
  9. ah bu fotoğraf aşkımız bize daha neler yaptıraacak bakalımm sisterellam:) sıradaki anıyı keyifle bekliyorum emeğine sağlık kelebeğimmmmm

    YanıtlaSil
  10. Uçuşan kelebeğe ve uçan sahibine bak.Büyük cesaret tebrik ederim 😃 Bloğunuzu takibe alıyorum bende beklerim 😃

    YanıtlaSil
  11. Çok teşekkür ederim :) Birazcık cesaretlenmek gerekiyor gerçekten :) Takibe alıyorum bende bloğunuzu :)

    YanıtlaSil


Sitede yer alan yorumlar ve içerik yazarın kişisel ve objektif görüşlerini yansıtmaktadır. Blogda bahsi geçen ürünlerin okuyucular tarafından kullanılması halinde oluşabilecek sorun yada memnuniyetsizlikten dolayı yazar hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir.


Yazılarımın izinsiz ya da kaynak belirtilip link verilmeksizin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. Aksine hareket eden blog ve siteler hakkında yasal işlem başlatılacaktır.